bapbapcibapbap

blog'a geri dön

7 yorum var - 14 Ocak 2008 15:48

"bende de göz tansiyonu var. her gün damla damlatmazsam kör olurmuşum. ömrüm boyunca bu damlayı kullanmam gerekiyormuş artık."
"o neslihan var ya o toplantıya gelseydi aşağıya ona çok kötü sözler söyleyecektim. sana ne oluyor 7 kocalı hürmüz diyecektim. ama toplantı olmadı."
"biz peynirimizi eminönün' den alıyoruz. ezine. bir de sac alacağım ekmek pişirmek için, tüplü olanından. öbürleri iyi değil"

babuşşş mavi ekran verdim yeaaaağ- gibisinden dejenere laflar etmek istemem ama bu teyze bugün beni hayattan soğuttu. teyze dediğime bakmayın kendisi anladığım kadarıyla 80 yaşlarında. ve söylediğine göre 30 kilo 800-net!- gram ağırlığında. ve de tahmin edileceği üzere siyah kalın çerçeveli gözlüklere sahip.

zaten yanımdaki kürklü ve yelpazeli bir başka teyze; koltuğumun yarısını da işgal ediyor.-1,5 koltuk eder. hımm.- ve elindeki 8 ocak 2008 salı tarihli hürriyet gazetesinin kelebek ekini büyük bir dikkatle okuyor.-bir süre sonra orta sayfalardaki güzin abla köşesini eli yardımıyla kesikli çizgilerden yırtarak çantasına aldı. o andan sonra bir daha dönüp bakmaya korktum.-
tepemde ayakta duran kız radyo tatlıses dinliyor.
amanın.
ve 30 kilo 800 gramlık teyze konuşmaya devam ediyor.
"bizim kocamustafapaşa' da evler var. 475 milyona kiraya verdik. doktora.."
1 saatim bu üçlü tarafından ablukaya alınmış bir şekilde devam etti. arada muavinle bakıştım. çaprazımdaki amca ilginç ilginç haller içindeydi ama onunla alakadar olacak halde değildim.
bu arada akbil basmadan ve para vermeden binen bir kız sinsiğ sinsiğğ geçti yanımdan. kimse farketmedi ama o yine de hinliği ve tedirginliği bir arada barındıran bakışlar atıyordu etrafına.
en sonunda tepeme 35 yaşlarında hayli kilolu bir teyze "kalk da oturayım" dercesine dikildiğinde pes ettim ve evime daha 4 durak varken elimde kocca valizle kendimi caddeye attım.
inanın yaşadığım 1 saat "dead man"deki tren yolculuğu kadar vahimdi. eğer yanımdaki teyze sol gözündeki tikle bana dönüp "tütün var mı" deseydi emin olacaktım.

ben inerken teyze hala konuşuyordu, " karşı apartman var ya çirkin yeşil olan; onun 5 katında 4 hanım yaşıyor. pek samimiler. hep gidiyorum. bir samimiler, bir samimiler..."

seni anlıyorum william blake!

ahuhuhauh
sağol sağol

nana felix  14 Ocak 2008 15:58  

tutuyorum öyleyse varım!
tam tamına 59 kilo 416 gramım! öyle.

gibbering  14 Ocak 2008 16:01  

Bence hanım teyzemizin gösterdiği performansla o gramından birşeyler kaybetmiş olmalı.

Shanaishchara  14 Ocak 2008 22:43  

yazmayı unutmuşum ; şekeri sürekli düşüyormuş. bu sebeple şeker emiyordu sürekli.-muhtemelen akide- ve takma dişlerin şekeri kırarken çıkarttığı ses! aşlsdjşasljdşasldkasşd

nana felix  14 Ocak 2008 22:52  

akide şekeri yiyen birinin çıkardığı sesle orgasm oluyorum asdjasıhaısdjasd

Shanaishchara  14 Ocak 2008 22:54  

ama güzin ablayı çok seviyorum ben ... ve inanın orda yazanlar doğru ... ahaha ...

lokjuh  15 Ocak 2008 00:25  

inanırım niye inanmıyim. inandım. sen inanıyor musun?

hayat sevince güzel -ayak değilştir-
sevince tatlı günler -ayak değiştir-

ben de ayşecik dansına inanıyorum. aljhldjkahlşjkhsalşk

nana felix  15 Ocak 2008 00:29  
bu yazıya puanı basanlar: